Son yıllarda hızla gelişen, büyük kitlelere ulaşan e-spor, ülkemizde gelişimini ağırdan alıyor, bizler konuyu çok daha geriden takip ediyoruz. Yurt dışında olimpiyatlara dahi dahil olması konuşulan, büyük ilgi gösterilen kavram, ülkemizde gelişmek için maalesef yeterince alan bulamıyor, birçok engelle karşı karşıya geliyor. İşte Türkiye’de e-sporun önündeki temel engeller.

Öncelikle e-spor kavramından kısaca bahsedelim. Büyük bir oyuncu ağına ulaşmış online oyunların yarışmalarının düzenlenmesi ve aynı bir spor dalında olduğu gibi bireysel ya da takımlar halinde karşılıklı rekabet oluşturularak bir kazanan ve kaybeden sisteminin oluşturulmasına e-spor deniyor. Spor isminin verilmesi bir pazarlama stratejisi olarak ele alınabilir bir bakıma. Ancak herhangi bir fiziksel aktivite olmasa da klasik spor anlayışına farklı bir bakış açısı getiriyor ve örneğin bir kürek yarışı ile çok da benzer özellikleri olduğunu düşünürsek (bir oyun olması, belirli kurallarının olması, yarış ortamının kurulması, rekabet varlığı, takım oyunu, kazanan-kaybeden ilişkisinin varlığı gibi) spor olarak adlandırmak çok da yanlış gibi gelmiyor. İşte bu kavram yurt dışına baktığımızda zaman içerisinde evrilerek gelişimini hızla sürdürmeye devam etse de Türkiye’de işler buna paralel devam etmiyor.

En önemli nedenlerin başında ise şunlar geliyor:

  • Yüksek fiyatlı oyunlar: Türkiye’de video oyunlar oldukça pahalı, bu bir gerçek. Tamamen yabancı yapım olan oyunların fiyatları gerek aracıların payı nedeniyle gerek dolar artışı ile cep yakan seviyelerde seyrediyor. En iyi çözümlerden bir tanesi Steam olsa da birçok oyun orada da oldukça pahalı.
  • Dolar kuruna bağlı oyun ekipmanları: İyi bir oyun deneyiminin kilit noktalarından bir tanesi ise oyun ekipmanları. Bilgisayar, bilgisayar dahili donanımları (ekran kartı, işlemci, ram vb.), harici ekipmanlar (mouse, klavye vb.); hepsinin fiyatı dolar kuruna bağlı olarak sürekli artıyor.
  • Türkiye’de eğitim sistemi: Eğitim sistemi de aslında en büyük engellerden bir tanesi. Sistem sürekli değişmesinin yanında aynı zamanda okula git-gel, kalan vakitte de ödev yap test çöz diye dayatmaya devam ediyor. E-spor oyuncularının birçoğu çok küçük yaşlardan video oyunlarını ciddi anlamda oynuyor. Fakat bu yaş dilimlerinde çocukların birçoğu okul-ders ikilisine sıkışıp kalmış, kendine vakit ayıramaz durumda oluyor.
  • Çocuklukta özel hayat gizliliğinin sağlanamaması: Bir çocuğa/gence kendi odası sağlansa bile özel hayat dediğimiz kavramı ona veremiyoruz. Duruma göre kesintisiz 30dk-45dk süren bir oyunu sürdürmek isteyen, belki online yayın yapmak isteyen oyuncu, bu özel alanı bulamayabiliyor. Sonra da bu durumu internette “kalk kız soğan doğra” ya da “oğlum o suyu gece içiyom ben” videoları gibi gülerek izliyoruz.
  • Sadece çocuklar oyun oynar algısı: Bilgisayar oyunları toplum içerisinde çok da kabul edilebilen bir yapı değil. Bir kişinin video oyunları oynaması yalnızca çocuklukta yapılabilecek bir şey gibi kabul ediliyor. Zamanını sigara içerek, kahvehanelerde okey oynayarak, kağıt oynayarak, altın günleri yaparak, halı saha maçı yaparak geçiren nesiller; biri ilgi duyuyorsa eğer boş zamanlarını video oyunla geçirmesini kabul edemiyor çoğu zaman. Üstelik video oyunları oynamak boşa zaman kaybı, önemsiz olarak bile görülebiliyor.
  • Diplomalı, sigortalı bir iş olmaması: Üniversite okuyup bir meslek edinmenin her şeyden önemli olduğu, çoğu zaman bir dansçı, tiyatrocu dahi olmanın bir meslek olarak görülmemesi ile birlikte online oyunlara da aynı muamelenin yapılmasını şaşkınlıkla karşılamıyoruz haliyle. Oyun oynayarak, internet üzerinden para kazanma anlayışı neredeyse hiç olmadığı için çocukların, gençlerin önü engellerle çevrili oluyor.
  • İnternet hızı: Online oyunlarda performansı ve başarıyı sağlayacak en önemli kriterlerden bir tanesi ise internet hızı. Maalesef ülkemizde internet hızı ve fiyat dengesi oldukça kötü seviyelerde seyrediyor. Daha hızlı paket almak için daha fazla ücret ödemek zorundasınız. Üstelik paketlerde verilen hızlar size sunulabilecek maksimum hızlar olduğu için o hızları hiç göremiyorsunuz bile. Sadece download (indirme) hızı değil upload (yükleme) hızları da yerlerde geziyor. Üstelik Adil Kullanım Kotası (AKK) ile sözde limitsiz paketlere getirilen kotalar dolduğu anda hız iyice diplere çekiliyor.