İnsanoğlu her şeyi ölçme ihtiyacı duymuştur. Hacim, kütle, hız gibi kavramlar ölçülmeye başlanmış, ölçümler belli standartlara oturtulmuştur. Aynı şekilde zaman da insanoğlunun geçmişten günümüze ölçmeye çalıştığı kavramlardan bir tanesidir. Saniyeleri ölçen insanlar, saniyelerin de alt birimlerine inmişler ve salise ile santisaniye kavramları çıkmış ortaya.

Salise kavramı günün belli parçalara bölünmesi ile ortaya çıkmıştır. 1 gün, yılın 365’e bölünmesi ile belirlenmemiştir. O yüzden de her yıl ortalama 6 saatlik artık bir zaman vardır. 1 gün, dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönüşünde geçen zamana verilen isimdir. Sonra insanlar 1 günü 24 eşit parçaya bölüp saat, 1 saati 60 eşit parçaya bölüp her bir parçaya dakika, 1 dakikayı 60 eşit parçaya bölüp her bir parçaya saniye demişler. İşte saniyeyi de 60 eşit parçaya ayıran insanlar saniyenin bu 60’ta 1’lik her bir parçasına salise demişler. Yani 1 saniye 60 salisedir. Günlük yaşamda da olur da ihtiyaç duyarsak genelde bu terimi kullanırız.

Santisaniye ise saliseden biraz farklıdır. Nasıl santimetre 1 metrenin 100’de 1’ine eşit ise, santisaniye de 1 saniyenin 100’de 1’ine eşittir. Genellikle atletizmde ve diğer bazı spor dallarında süreyi ölçmek için kullanılır. Ondalık sisteme uygun olmadığı için salise kullanılmaz, onun yerine ondalık gösterimi daha anlaşılır olan santisaniye kullanılır. Örneğin 100 metre koşusunda 9,98 saniye koşmuş olan bir atletin süresi 9 saniye 98 santisaniyedir.

Konuşma dilinde salise kelimesinin kullanımı daha fazla olmasına rağmen hep bu zaman ölçümleri ile spor dallarını izlerken karşılaştığımız için bu iki kavramı karıştıranların sayısı bir hayli fazladır ve 1 saniyenin 100 salise ettiği düşünülebilmektedir ancak bu yanlıştır. 1 saniye; 60 saliseye, 100 santisaniyeye eşittir.