Kabataslak söylemek gerekirse ışık kirliliği ışığın yanlış yerde, miktarda, yanlış yönde ve zamanda kullanılmasıdır. Aslında endüstriyel bir uygarlığın yan etkisidir.

Şehir yaşantısında o kadar çok ışık kirliliği var ki 100 yıldan kısa bir süre önce insanlar gökyüzünde milyonlarca yıldız görebilirken şimdi ise milyonlarca kişinin hayatları boyunca Samanyolu’nu hiçbir zaman deneyimle fırsatı olmayacak.

Işık kirliliğinin en önemli oluşumu yanlış kullanılan ve gereksiz dış mekan aydınlatmaları. Bunun dışında iç mekan aydınlatmaları da bir nebze bunu etkilemektedir.

Işık kirliliğin önüne geçmek sadece yıldızları görmemizi mi sağlayacak. Tabi ki hayır.

Tüm canlıların bir biyolojik saati vardır ve bu biyolojik saat sayesinde vücut’ta ki hormonların ne zaman salınacağı gibi metobolik işlemleri düzenler. Bu saatin işleyişini beyinde bulunan pineal bezi adlı ışığa duyarlı yapı sağlamaktadır.

Oxford Üniversitesi’ nden biyolojik saat uzmanı Profesör Russel Foster “Bu sistemi bir kez bozduğumuzda metabolizmamız üzerinde etkisi çok büyük olur” diyor.

Hatta bu konuda çalışmalar yürüten ABD’den bilim insanları Jeffrey C. Hall, Michael Rosbash ve Michael W. Young Nobel Tıp Ödülü’nü paylaştı.

Kısa vadede vücut saatinin ritmini bozacak şeyler hafıza oluşumunu etkiliyor, fakat uzun vadede tekrarlandığında iki tür diyabet (şeker hastalığı), kanser ve kalp hastalıkları risklerini artırıyor.

Gece vardiyasında çalışan kadınlar üzerinde yapılan klinik araştırmaları göğüs kanseri riskinin arttığını göstermektedir (Haus EL, Smolensky MH 2012; Dickerman ve Liu 2012; Knutsson 2012).

Geceleri rotalarını yıldızlardan faydalanarak bulan kuşlar yanlış aydınlatma sonucu yayılan fazla ışık yüzünden rotalarından saparak ölmektedir.

Deniz kaplumbağaları yavruları yumurtadan çıktıklarında denize ulaşmak için deniz ile kara arasındaki aydınlık farkını kullanırlar. Yapay ışıklandırma sebebiyle . Yumurtaların bırakıldığı bölgedeki yapay ışıklandırma sebebiyle fazla ışık bu kaplumbağaların yönlerini şaşırmasına ve karaya yönelerek hayatlarına mal olmaktadır.

Bitkiler bile gündüz ve gecenin doğal döngüsüne dayanır. Yapay ışığa uzun süre maruz kalmak, birçok ağacın mevsimsel değişikliklere uyum sağlamasını önler. Bu da doğal yaşam alanları ağaçlara bağlı olan vahşi yaşamı etkilemektedir.

Dış mekan aydınlatmasının artırılmasının suçları caydıracağına dair açık bilimsel kanıt yoktur. Kendimizi daha güvenli hissettirebilir, ancak bizi daha güvenli hale getirmediğini görebilirsiniz.

Işık kirliliğinin zararlı etkilerini en aza indirmek için birkaç tavsiye

  • Gerektiği kadar ışık kullanın,
  • Sadece ihtiyacınız olan alanı aydınlatın,
  • Gerekenden daha parlak aydınlatma kullanmayın,
  • Mavi ışık emisyonlarını en aza indirin, http://darksky.org/why-is-blue-light-at-night-bad/
  • Tam korumalı (yandaki tablo) ürünler kullanın.

Işık kirliliği ile ilgili yapılan çalışmalara ve daha detaylı bilgilere ulaşmak için http://darksky.org/ ve http://www.isikkirliligi.org/ adreslerini ziyaret edebilirsiniz.