Çok eski dönemlerden beri insanlar çeşitli hayvanlarla birlikte yaşamayı öğrenmişler. Bu ortak yaşamın ilk adımı da onlara eğitim vermek olmuş. Atlar ulaşımda, köpekler avcılıkta, güvercinler haberleşmede kullanılmış. Savaşlarda kullanılanlara ise hiç girmiyorum bile. Fakat hepsi bir yana köpekler insanların en yakın dostlarından bir tanesi olmuş. Zekaları, öğrenme kabiliyetleri ve iç güdüsel davranışlarının verdiği avantaj ile eğitime en yatkın türlerden biri olmuş. Bir Psikoloji profesörü ise bir köpek dostunun en fazla kaç kelime öğrenebileceğini araştırmış, denemiş. Bakalım bu arkadaşımız kaç kelimeye kadar öğrenmiş?

Bir köpeğin eğitimi uzun zaman ve sabır gerektirir. Eğitimle birlikte de köpek, verilen komutlara istenilen tepkileri vermeye başlar. Örneğin bir tenis topu gösterilip fırlatıldığı zaman görsel bir komut verilmiş olur ve köpek topla birlikte harekete geçer, topu takip eder, yakalar ve geri getirir. Fakat komutlar sesli olduğu zaman, işler biraz daha zordur.

Profesör John Pilley, seneler önce edindiği dostu Chaser ile birlikte bir araştırmaya başlıyor. BBC Earth’ün ele aldığı konu ve ortaya çıkanlar ise oldukça şaşkınlık verici cinsten. Kutular dolusu birbirinden farklı top, frizbi ve pelüş oyuncağın ismini (Her bir oyuncağın Chaser’ın baştan beri öğrendiği özel bir adı var) tamamen kelimeler, sesli komutlar üzerinden öğreterek Chaser’ın zekasının sınırlarını zorluyor.

BBC Earth belgeselinde yer verilen ilk denemede Profesör Pilley rastgele 8 oyuncağı yere diziyor. Oyuncaklara arkasını dönerek Chaser’a göz teması ile komut vermekten kaçınıyor ve oyuncakların adlarını söyleyerek Chaser’dan onları getirmesini söylüyor. İşte Chaser burada söylenen kelime ve oyuncak arasındaki ilişkiyi nasıl kurup başarılı seçimler yapabildiğini gösteriyor. Chaser, toplamda 1022 (bugün belki de daha fazla) oyuncağın ismini doğru şekilde bilebiliyor.

Videonun ikinci kısmında ise Profesör Pilley ve Chaser gösterilerini çok ama çok daha üst seviyelere çıkartıyorlar. Yerde Chaser’ın daha önceden öğrendiği, ismini bildiği beş oyuncak var. Aralarına bir tane de daha önce Chaser’ın hiç görmediği yeni bir oyuncak konuyor: meow. Peki Pilley, meow’ı getirmesini isterse ne olacak? Chaser için “meow’ı getir” komutuyla birlikte yerdeki oyuncakların hiç birinin meow olmadığı, yalnızca bilinmeyen tek oyuncağın meow olma ihtimalini düşünebilmek oldukça zorlu bir görev. Tabii ki de Chaser üstesinden geliyor ve başta biraz kararsız kalsa da sonucunda doğru kararı verebiliyor. Hayret verici…

Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz, John W. Pilley ve çalışma arkadaşı Hilary Hinzmann’ın “Chaser: Unlocking the Genius of the Dog Who Knows a Thousand Words” isimli kitabını edinebilirsiniz (İngilizce).

Ayrıca kitabın yayın evine ait kısa bir video da mevcut. Bu kısa video ise Chaser ve John Pilley arasındaki ilişkinin geçmişine dayanıyor.