Köpeklerin, kedilerin, atların ve daha birçok hayvanın eğitildiğini duymuşsunuzdur ancak arıların eğitilebildiğini hiç duydunuz mu? Hem de bu arılar üstün koklama yeteneklerini kullanabilmek için eğitiliyorlar.

Kovanından çıkan bir arı en güzel çiçeklerden en iyi nektarları toplayabilmek için üstün koku alma yeteneğini kullanır. Üstelik bu koku alma yeteneği köpeklerinkinden bile daha iyi.

Köpekler koku almadaki başarılarından dolayı birçok alanda kullanıyorlar. Özellikle polis köpekleri çeşitli kokular üzerinde eğitilerek büyük bir yardımcı haline getiriliyorlar. Ancak yalnızca çok az sayıda köpek kritik noktalarda yanıltmayacak, doğrudan işine odaklı, yeteneklerini tam anlamıyla kullanabilecek hale getirilebiliyor. Ayrıca eğitimleri çok küçük yaşlardan başlıyor ve aylar boyunca sürüyor.

Bal arılarının eğitimleri ise oldukça ilginç. Bazı bilim insanları bal arılarının koku alma yeteneklerini onları bir polis köpeği gibi eğitebilmek için kullandılar. Üstelik arıların eğitimleri yalnızca birkaç dakikada tamamlanabiliyor. Çünkü ünlü pavlonun köpeğinde olduğu gibi koşullanma kullanılıyor. Arılar birçok farklı koku için eğitilebiliyorlar. Bunların başında patlayıcı ve uyuşturucu kokuları geliyor.

Arıların eğitiminde bazı temel adımlar var, zaten dediğimiz gibi birkaç dakikada tamamlanabilen bir eğitimden bahsediyoruz. Öncelikle arılar serin bir ortamda bekletilerek hareketliliklerinin azaltılması sağlanıyor. Sonrasında arılar tek tek alınıp zarar vermeyecek özel bir aparata bağlanıyorlar.

Arılar tek tek aparatlara sabitlenip kontrol altına alındıktan sonra koşullandırma kısmı başlıyor. Koşullandırmada önemli olan arıların beyninde iki farklı koşulu birbiri ile bağdaştırmasını sağlamaktır. Arılara öncelikle 5-6 saniye boyunca koşullanmaları istenen nesnenin kokusu veriliyor, örneğin bir patlayıcının kokusu. Hemen arkasından da birkaç saniye boyunca şeker yalattırılıyor. Kokunun hemen arkasına, koku ile birlikte verilen şeker için dillerini uzatıp bu şekerleri yalayan arılar, patlayıcının kokusu ile şekerin varlığını/tadını birbirine bağlıyorlar.

Koku-şeker ikilisinin arıya sunulması birkaç defa tekrarlanıyor. Koşullanmanın tamamlanması ile birlikte artık arı için kokuyu algılaması yeterli oluyor. Koku ile birlikte şekerin de var olduğunu kabul ediyor ve şeker olmasa dahi yalayabilmek için dilini dışarıya çıkartıp hareket ettiriyor.

Eğitim tamamlandı, testler yapıldı ve artık arılar görev için hazır demektir. Bundan sonra biraz da teknolojinin yardımı olacak. Arılar özel bir cihaz yardımı ile muhafaza ediliyor. Bu cihaz dışarıdaki havanın arılara ulaşmasını sağlıyor. Aynı zamanda arıların verdiği bu minicik tepkileri izleyen, sensörler/kameralar da var. Bu sensörler arılar dilini çıkardığında algılayabiliyor ve ekrana bu bilgiyi işliyorlar. Yani arılar yakın çevredeki havada en ufak bir patlayıcı kokusu bile olsa şekere koşullandıkları için dillerini dışarıya çıkartıyorlar ve sistem hemen harekete geçiyor. Ayrıca sistemde birden fazla arı aynı anda kullanılıyor ve takip ediliyor ki birbirleri ile aralarındaki tutarlılık da göz önünde bulunduruluyor.

Çalışmalarla ilgili aşağıdaki videoyu da inceleyebilirsiniz: